resim0011

Mardin Tarihi

‘Mardin’ adı, tarihte ilk kez, 4. yüzyılda Roma coğrafyacısı olan Marcellinus tarafından “Maride ve Lorne kaleleri” şeklinde belirtilmiştir. Kaynaklarda, şehrin ilk çağ dönemiyle ilgili pek fazla bir bilgi yoktur. Şehrin 640 yılında Araplar tarafından ele geçirildiği, sonrasında sırasıyla Hamdaniler ve Mervaniler tarafından yönetildiği elde edilen bilgiler arasındadır.

Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Mardin, içinde birçok dinden ve dilden kişi barındırması açısından kozmopolit bir yapıya sahiptir. Bu kozmopolit yapıyı ‘Mardin’ isminin kaynağı hakkında anlatılan hikâyelerde de görebiliriz. Meselâ ‘Mardin’ isminin kaynağını Ermeniler, ‘savaşçı’ veya ‘şehit’ manalarına gelen ‘mardin’ kelimesi olarak söylerler. Bunun da M.S. 351 yılında Nusaybin’den Mardin’e sığınan Ermenilerin, karşılaşılan zorluklar karşısında sergiledikleri cesarete atfediyorlar.

Ayrıca bölge çevresinde birçok kale bulunuyor. Buna bağlı olarak bölgede yaşayan Süryaniler ‘Mardin’ isminin, kendi dillerinde ‘kaleler’ manasına gelen ‘merdin’ kelimesinden geldiğini söylerler.

Bir başka inanışa göre şehrin ismi ‘matedin’den gelir. Buna göre Bizans İmparatoru Heraklius’un bir komutanı Din adında İranlı bir keşişi öldürür. Sonra karşısına gelen yere yaptırdığı kaleye ‘Din öldü’ manasına gelen ‘matedin’ adını verir.

Bir başka inanışta ise M.Ö. 4. yüzyılda yaşamış olan Pers kralı’nın Mardin adındaki oğlu hastalanır ve hekimler tarafından, hava değişikliğinin iyi geleceği belirtilir. Bunun sonucunda temiz havası ile meşhur olan şimdiki Mardin Kalesi’ne gelen Prens Mardin burada iyileşir ve yaşamına devam eder. ‘Mardin’ isminin de bu prensten geldiği söylenir.